Bursa Ve Geçmişi

Bursa Osmanlı devletinin ilk başkenti olmaktaydı. Bu şehrin fethi Osman gazi ile başlamış olmak ile beraber ancak fetih tamamlanması Orhan gazi dönemin de olmuştur. Günümüzde Bursa tophane denilen bölge de eski Bizans  gümüş kubbeli şaphelinin bulunduğu günümüz de Osman gazi ve Orhan gazinin türbeleri bulunmaktadır.Aynı zaman da Bursa uzun bir dönem Osmanlı devletine başkentlik yapmıştır.Eskiden yapıl ve günümüzde hala şehrin kalbi denilen bölge de çok sayı da han,çarşı imarethane,cami ve benzeri yapılar bulunmaktadır.Bunlar şehrin tarihinin nedenli köklü olduğunun göstergesidir. Bursa zamanın da İpek yolunun en önemli noktalarından biriydi.

Bu yoldan şehre gelen tüccarlar şehre şuan da şehrin bir simgesi olan ipek böceğini getirmişlerdir.Osmanlı döneminde ipek böceğinin ticareti merkezi durumunda ki yeriydi.Zaman ile gelişen ve sur dışına çıkan Bursa yeni yeni yapıların da ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bunlardan en önemlisi Türk İslam mimarisinin çok ayaklı ve yine çok kubbeli anıtsal örneği olan Ulu cami olmaktadır. Çok sayıda sultan ve hanedan üyelerine ait türbeler de bulunmaktadır.Muradiye külliyesi, yeşil cami ve külliyesi bunlara örnek gösterilebilir. Bunların yanı sıra alim ve ilim sahibi kişilerin türbeleri de bulunmaktadır. Bunlara örnek Emir Sultan Hazretleri ve Somuncu baba örnek verilebilir. Günümüzde sorun olarak görülen eşcinsellik bile Osmanlı dönemin de vardı. Bursa aynı zaman da bir çok yeniliği kazandırmıştır. Buna örnek ise Sanat güneşi merhum Zeki Müren de farklı yapısı giyim tarzı ve duruşu ile topluma yeni bir imaj katmıştır.Bu aslın da baskılanan insanların yaşam tarzı idi. Osmanlı döneminde de iç oğlanları denen ve kayıt altın da bulunan cinsel tercihi farklı olan kişiler bulunmaktaydı. Bu o dönemde devlet tarafından kayır altına alınır ve zorunlu hizmete tabi tutulurlardı. Örnek olarak yeni çeri askerleri hayatları boyunca evlenmez fakat iç oğlanlar ile münasebetleri söz konusuydu.Bunun karşılığın da ceza-i yaptırımların muaf ve aynı zamanda kazanç sağlayarak yaşamlarını sürdürmekteydiler.İç oğlanları kimi söylentilere göre hanedan üyeleri ile de yakınlaşmaları söz konusuydu. Bu söylentiler günümüzde ki arşiv kayıtları ile desteklenmektedir.Tarihten gelen bu söylenti ve davranışlar günümüz de hor görülen trans bireylerin yaşamlarına ışık tutmaktadır. Türk toplumunda da son zamanlar da ne kadar hoşgörü ile yaklaşılıyor görünse de bu her zaman sorun olmuştur.Bursa Travestileri ve trans bireyler ile birlikte diğer vilayetler de bulunan hemcinslerinin günümüz de yaşamlarını sürdürebilmeleri ve kazanç sağlayabilmeleri için devletin onlara daha iyi olanak sağlaması gerekir. Aksi taktir de gayri meşru yaşam tarzları ve kazanç kapıları devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir